GAZİANTEP TÜRKÜLERİ

Geçmişimize Işık Tutan En Güzel Türküler

GAZİANTEP TÜRKÜLERİ

Geçmişimize Işık Tutan En Güzel Türküler

Halkın sevincini, üzüntüsünü, hasretini, isyanını, inancını yansıtan; hece vezniyle ve ezgili söylenen, anonim yazarlar tarafından üretilen eserlerdir.

Antep Müdafa Türküsü

Kara imiş şu Antep’in yazısı
Meleşmiyor koyun ilen kuzusu
Ana baba bacı kardaş acısı

Nerde benim sarı güllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım

Fransızlar her taraftan geldiler
Top sesinden çocuklar da öldüler
Çok gelinler evde yalnız kaldılar

Nerde benim mor sünbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım

Kavaklı’nın şirazesi bozuldu
Hanemize kara yazı yazıldı
Camilere şehit kabri kazıldı

Nerde benim mor lale bağlarım
Antep diye uğrun uğrun ağlarım

Kara imiş şu Antep’in yazısı
Yaktı yandırdı bütün alem nası
Yürekten çıkmıyor kardaş acısı

Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım

Mağaralardan geliyor ağıtlar sesi
Yaktı yandırdı alem nası
Pazarda satılır şehitler fesi

Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım

Kavaklığın şirazesi bozuldu
Hamanaz’a kara çadır kuruldu
Camilerde şehit kabri kazıldı

Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım

Fransızlar her taraftan yürüdü
Yağ kalmadı yüreklerde eridi
Nice yiğitler istihkamda çürüdü

Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım

Fransızlar dört taraftan geldiler
Top sesinden hep sabiler öldüler
Nice gelinler evde bikes kaldılar

Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım

Karayılan Der Ki Harbe Tutuşak

Karayılan der ki harbe tutuşak
Kilis yollarından kelle getirek
Fransız adını birden batırak
Neylemeli Aslan Molla vuruldu

Fransız topları leyleğe vurdu
Salladı salladı Antep’e vurdu
Yılan bey uğruna bekçi mi durdu
Neylemeli Aslan Molla vuruldu

Atıyor da zalım gavur atıyor
Molla beyim şehit olmuş yatıyor
Küççük Mehmet çetelerin kaçıyor
Vur gavuru dayanmaz Molla beye

Ben De Şu Dünyaya Geldim Geleli

Ben de şu dünyaya geldim geleli
Ah neyleyim gamlı gönlüm şad olmaz
(Ah beni beni)
Felek bana gülme dedi cihanda
Ben gülsem de felek razı olmaz
(Oy oy olmaz ah olmaz ey)

Bilmem şu feleğin nesi var bende
Gece gündüz ağlarım gözlerim kanda
(Vay beni beni)
Kim istemez şad olmayı cihanda
Ben şad olsam gamlı gönül şad olmaz (oy oy)
Belalı başım ben nasıl edim (oy oy oy)

Şahin Bey Vuruldu

Şahin bey vuruldu yollar açıldı
Antep’in üstüne matem saçıldı
O güzel Antep’e düşmanlar doldu
Uyan Şahin uyan bak neler oldu

Şahin’i sararsan otuz yaşında
Süngüyle delindi (vuruldu) köprü başında
Küçücük yavrular ağlar peşinde
Uyan Şahin uyan Antep karşında

Antep Senin (Antep Övmesi)

Ta ezelden taşkındır
Sellerin Antep senin
Aşıkları müjdeler
Yellerin Antep senin

Kumruların ötüşür
Yanar yürek tutuşur
Bahar gelir kokuşur
Güllerin Antep senin

Bey dili hep yaslıdır
O yar benle küslüdür
Goncalarla süslüdür
Yolların Antep senin

Antep’in Çardakları

Antep’in çardakları (nay nay nay nay nay)
Su dolu bardakları (şinanay yavrum şinanay)
Ne hoş yazı yazıyor (nay nay nay nay nay)
Şu kızın parmakları (şinanay yavrum şinanay)

Ağaçlar çatal matal (nay nay nay nay nay)
Cemo altında yatar (şinanay yavrum şinanay)
Hasa gömlek içinde (nay nay nay nay nay)
Çalkalar göbek atar (şinanay yavrum şinanay)

Elinde çorap bağı (nay nay nay nay nay)
Çözülsün uçkur bağı (şinanay yavrum şinanay)
Muhabbetten ne çıkar (nay nay nay nay nay)
(…) (şinanay yavrum şinanay)

Çarşıda leymun tozu (nay nay nay nay nay)
Şıngır mıngırın kızı (şinanay yavrum şinanay)
Alma dedim dul avrat (nay nay nay nay nay)
Ne tadı var ne tuzu (şinanay yavrum şinanay)

Antep’in Etrafı Gül İle Diken

Antep’in etrafı gül ile diken
Ayrılıktır benim belimi büken
Sineni sineme saraydım derken
Felek bizi nazlı yardan ayırdı

Bağrımı vermişem binek taşına
Kim karışır bu Mevla’nın işine
Bizi kınayanın versin başına
Felek bizi nazlı yardan ayırdı

Antep’in Yolları Ufacık Taşlar

(aman) Antep’in yolları ufacık taşlar
Antep’in güzelleri hilal kaşlar
Şahsenem’i sorarsan gözünde yaşlar
Ağlar sızlar gördüm nazlı Senem’i

Gitme garip gitme aman aman
Gadan ben olim kölen ben olim
Amman amman garip aman

Yaprak gazel olmuş da durmuyor dalda
Elde güzel çoktur bana ne fayda
Bir mektup yollasan haftada ayda
Ona bakar bakar gönül eylerim

Gitme garip gitme aman aman
Gadan ben olim kölen ben olim

Atatürk (Vatanıma Göz Diken)

Vatanıma göz diken düşmanları
Ezen sensin yakan sensin Atatürk
Milletin çektiği tüm kaygıları
Sezen sensin söken sensin Atatürk

Kurtardık vatan can vere vere
Hayattayken göremedim bir kere
Cumhuriyet kelimesi kalplere
Yazan sensin sokan sensin Atatürk

Sen attın barışın temellerini
Bu vatan unutmaz Kemallerini
Hain düşmanların emellerini
Bozan sensin yıkan sensin Atatürk

Atam söylettim sazla tellere
Senin sevgin renktir gonca güllere
Yüzüncü yılında tüm gönüllere
Sızan sensin akan sensin Atatürk

Türklük aşkı ile dolu beynimiz
Vatan millet için çarpar göynümüz
On Kasım’da eğik durur boynumuz
Üzen sensin büken sensin Atatürk

Gül Ahmed’im der ki senden aldık şan
Senin sevgin ile yanıp tutuşan
Türk gencinin damarında dolaşan
Gezen sensin o kan sensin Atatürk

Ben Antepliyim Şahinim Ağam

Ben Antepliyim Şahinim ağam
Mavzer omzuma yük
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük

Hey hey
Yine de hey hey
Kaytan bıyıklarım delişmen çağım
Düşman kurşunlarına inat köprü başında
Memleket türküleri çağıracağım

Bu dağlarda biz yaşarız bu dağlar bizim dağımız
Namusumuz temiz bayrağımız hür
Analarımız karımız kızımız kısrağımız
Burada erkekçe dövüşür

Bir bayrak dalgalanır Antep kalesi üstünde
Alı kanımdaki al akı alnımdaki ak
Bayraklar içinde en güzel bayrak
Düşüncem senden yanadır

Hep senden yanadır çektiğim kahır
Bu senin ülkende senin gölgende
Düşmesin kara kalpaklar kirlenmesin duvaklar
Korkum yok ölümden kafirden yana
Alacaksa alsın beni şafaklar

Hey hey
Yine de ey hey
Al bayraklar altında kara bir kartal gibi
Yaşamak ne güzel şey

Bir sır var bu mavzerde attığım gitmez boşa
Çıkmış bir eski savaştan
Türk ün bir karış toprak parçası için
Destanlar yazacağız yeni baştan

Yıktım toprağın üstüne bir sarı kurşunla birini
Çıktı karşıma biri
Çıktıkça çektim tetiği Bismillâhlar la beraber
Vurdum alnından kafiri

Bu kaçıncı kurşundur bu kaçıncı bismillâh
Bu kaçıncı ölüdür
Bir türkü söylenir siperlerde her sabah
Vurun Antepliler namus günüdür

Ben Antepliyim Şahin’im ağam
Mavzer omzuma yük
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük

Odalarında Gandilleri Yanardı

(aman) Odalarında gandilleri yanardı
Orta yerde de böğün gahveciler dönerdi
Beş yüz atlı da birden binerdi ağalar binerdi
Altın Arap atlım sırtı samur kürklüm geldi
Geldi çok gıymatlı beyler öge oldu
Yanı çifte halayıklı beyler ne oldu

(aman) Ağalar gitti de aman odalar yaslı
Yanı çifte halayıklı atı durna sesli
Altın Arap atlı gendi çok gıymatlı
Sırtı samur kürklü beyler nec’oldu
Eli guşlu beyler nec’oldu ağalar nec’oldu

(aman) Akardı yüz atlı çeşmelerin akardı
Gözellerin de seyrangaha çıkardı
Hangerig’e yüz bin deven ıhlardı
Altı göğ gır atlı gendi çok gıymatlı
Yanı çifte halayıklı beyler nec’oldu

(aman) Gene tuttu da şu dağların boranı
Yüreğime goydun da sen de derdi veranı
Sana derler Mıhtar Paşa öreni
Altın Arap atlı gendi çok gıymatlı
Sırtı samur kürklü beyler nec’oldu
Eli gılıçlı beyler nec’oldu

Ben De Bileydim

(of) Ben de bileydim de bu gurbet ele gelmezdim
Ya da bu dertli canımı da kara topraklara vermezdim
Amanın amanın amanın yar

(of) Derin olur şu dağların arası
Heç de kapanmıyor şu gönlümün yarası
Amanın amanın amanın yar

Bilal Bey

(Aman) Sabahtan erkenden de espaları bastılar
(Aman) İki kardaşı da bir arada kestiler
Aman aman aman aman
Amanın kanlı köynekleri de bohçalara bastılar

Beyler ağlarım kardaş yanarım
Avınan avladılar bizi boş koydular odamızı
Söndürdüler çıramızı oy oy oy oy oy

(Aman) Bilal Bey derler de elbeylilerin ulusu
(Aman) Atını çekerdi Halep valisi
(Aman) Anaları Gülsüm Hanım’da olmuş
Çifte yavru delisi

Beyler ağlarım kardaş yanarım
Avınan avladılar bizi boş koydular odamızı
Söndürdüler çıramızı oy oy oy oy oy

(Aman) Böyle bileydim şu Halep’ten gelmezdim
(Aman) Şu tatlı canımı da bir kurşuna
Vermezdim aman aman
Aman tek olaydın da kivre
Ben de sana aman vermezdim

Beyler ağlarım kardaş yanarım
Avınan avladılar bizi boş koydular odamızı
Söndürdüler çıramızı oy oy oy oy oy

Bir Ay Doğmuş (Beymayıl)

(Aman) Bir ay doğdu ilk akşamdan geceden geceden
(Aman) Şavkı vurur pencereden bacadan bacadan
(Aman) Uykusuz mu kaldın Bey Mayil’im
Dünkü geceden geceden
Uyan Bey Mayil’im uyan ah kadan ben alim kölen ben olim

Mayil ne yatarsın korku dağında korku dağında
Bülbüller ötüşür seher çağında seher çağında
(Aman) Gel bir devran sürelim Bey Mayil’im aman aman
Baban bağında baban dağında
Uyan bey Mayil’im uyan kölen ben olim kadan ben olim

Değirmene Taş Koydum

Değirmene taş koydum
Taş dönmeyo dönmeyo
Ben bu yola baş koydum
Gelin hanım arabadan enmeyor

Vallah senin elinden
Taş dönmeyo dönmeyo
Adıma serhoş koydum
Gelin hanım arabadan enmeyor

Değirmene taş koydum
(taş dönmeyor dönmeyor)
Ben bu yola baş koydum
(gelin hanım arabadan enmiyor)
Yarim (a kız) senin elinden
(taş dönmeyor dönmeyor)
Adımı sarhoş koydum
(gelin hanım arabadan enmiyor)

Değirmenin oluğu
(taş dönmeyor dönmeyor)
Kavaktandır kavaktan
(gelin hanım arabadan enmiyor)
Gelinlerin duvağı
(taş dönmeyor dönmeyor)
İpektendir ipekten
(gelin hanım arabadan enmiyor)

Dedi Ki Yok Yok

Evlerinin önü yüce değil mi
Seni okutanlar hoca değil mi
Elmayı verdiğin gece değil mi
Dedim kız gidelim dedi ki yok yok

Uyumuş uyanmış uykudan kalkmış
Mestan ala göze sürmeler çekmiş
Ak ellere elvan kınalar yakmış
Dedim kız gidelim dedi ki yok yok

Evlerinin önü rahan sekisi
Yel estikçe gelir yarin kokusu
Yüce olur yüce beyler yapısı
Dedim kız gidelim dedi ki yok yok

Evlerinin önü uzun bir çayır
Mevlam aşka düşenleri sen kayır
Ergen kız döşünde (düşünde) turunçlar yayır
Dedim kız gidelim dedi ki yok yok

Evlerinin önü tahta daraba
Yar hasret çekmekten oldum haraba
Sevdiğim beni (de) verdi turaba
Dedim kız gidelim dedi ki yok yok

Damdan Düştüm Uy Başım

Damdan düştüm uy başım (yar yar yar aman)
Kızlar benim yoldaşım (yar yar yar aman)
Kızlar gelin olursa
Vay benim küllü başım

Kalanın altı tandır (yar yar yar aman)
Yandır Allahım yandır (yar yar yar aman)
Beni bir tek kuş eyle
Yarin göksüne kondur

Saç bağısı saçında (yar yar yar aman)
Oynar halhal kıçında (yar yar yar aman)
Kız bana bir öpüş ver
Küçük damın içinde

Yeri budalam yeri (yar yar yar aman)
Çınlı cidalam yeri (yar yar yar aman)
İnşallah kocan ölür
Seni dul alam yeri

Kayalar kaynağında (yar yar yar aman)
Kargılar oymağında (yar yar yar aman)
Yeniden bir yar sevdim
İlbeyli oymağında

Dama Çıkma İz Olur (Emmoğlu)

Dama çıkma iz olur
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Çuha şalvar toz olur
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Gündüz gelme gece gel
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Komşularda söz olur
Emmoğlu emmoğlu

Kalenin ardı bostan
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Yıkılsın bu gülistan
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Benim sevdiğim güzel
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Giyinir gezer fistan
Emmoğlu emmoğlu

Dama çıkma üşürsün
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Güzellikte menşursun
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Ne de kötü huyun var
Emmoğlu emmoğlu emmoğlu
Yadınan konuşursun
Emmoğlu emmoğlu

 

Dağlar Dağladı Beni (Haticem)

Dağlar dağladı beni
Gören ağladı beni
Ayırdı zalim felek
Derde bağladı beni

Esmer Haticem sar beni
Severim ezel seni

Sarı kavun dilmedim
Gelin olup gülmedim
Kızlık sultanlık imiş
Kıymatın(ı) bil(e)medim

Güzel Haticem sar beni
Severim çoktan seni

Sarı kavun dilimi
Uçurdum bülbülümü
Yedi dağ arasında
Ararım sevdiğimi

Ce(y)ren Haticem sar beni
Severim ezel seni

Bir deyirmi şal aldım
Dağlar başında kaldım
Dil intizara varmaz
Seni Mevla’ya saldım

Sevdalı Haticem sar beni
Severim çoktan seni

Zeytin yaprağın dökmez
Muhabbet candan gitmez
Bu gözler seni gördü
Başkasına kar etmez

Güzel Haticem sar beni
Severim ezel seni

Yola yolladım seni
Yollar yormasın seni
Acep o gün olur mu
Bir daha görem seni

Esmer Haticem sar beni
Severim ezel (çoktan) seni

Çıkam Yüce Dağların Başına

(aman) Çıkam yüce dağların başına
Gine gidem oturam
Yok mudur benim gibi de sevdiğini yitiren
Yollar yakın değil Barak kızı
Gidem seni getirem

Söyle de Barak kızı söyle
Nizip’e yol nerden gider
Söyle de Barak kızı söyle
Antep’e yol nerden gider

(aman) Açmayın pencereleri (garip aman)
Esmesin yeller
Seni sevdiğimi de gine bilmesin eller
Elimi boynuna sardığım günler

Söyle de Barak kızı söyle
Nizip’e yol nerden gider
Benim sevdiğim sepet almış koluna
İnmiş Nizip’teki bağlara

Biz Alleben’in Berduşuyuz

Patlıcandan kadeh oyar
Pirpirimden karnı doyar
İspirtoya bol su koyar

Biz Alleben’in berduşuyuz
Suburcu’nun sarhoşuyuz

Değirmen boğazı yurdumuz
Kimseye yoktur borcumuz
Koska Mustafa kolcumuz

Biz Alleben’in demkeşiyiz
Suburcu’nun sarhoşuyuz

İspirtoya bol su kattık
Çalı diplerinde yattık
Malı mülkü toptan sattık

Biz Alleben’in berduşuyuz
Kavaklığın sarhoşuyuz

Kavaklık suyun kurusun
Üstünü duman bürüsün
Ağaçların kökten çürüsün

Biz Alleben’in berduşuyuz
Kavaklığın demkeşiyiz

Ey Hamamcı Hamamına

Ey hamamcı hamamına güzellerden kim gelir
Ne bileyim ben efendim günde yüz bin can gelir
Önünde Gürcü halayık bir ulu sultan gelir
Dört gaziler yaman di yaman gelen sunam kim idi

İsfahan’dır aslı bizim elimiz belalı yar
Ördek uçtu viran kaldı gölümüz belalı yar
Sen gidersen nice olur halımız belalı yar
Dört gaziler yaman di yaman gelen sunam kim idi

Bir balıkçı aldı kaçtı fesimi belalı yar
Çok çağırdım işitmedi sesimi belalı yar
Anam yoktur bacım çeksin yasımı belalı yar
Dört gaziler yaman di yaman gelen sunam kim idi

Gözünü Sevdiğim Antep Elleri

Gözünü sevdiğim Antep elleri
Bizim baharımız yazınan gelir
Yiğidin sevdiği güzel olursa
Salınır üstüne nazınan gelir

Sultan Süleyman’a kalmayan dünya
Şu dağlar yerinden sökülür birgün
Nice bin yıldır da çürüyen canlar
Hakkın emri ile dirilir birgün

(Ya bre) Gözünü sevdiğim de Antep elleri oy oy oy
Bizim baharımız da yazınan gelir
(Ah bre) Yiğidin sevdiği de güzel olursa oy oy oy
(Aman) Salınır üstüne de nazınan gelir

(Ya bre) Sultan Süleyman’a da kalmayan dünya
(Aman) Şu dağlar da yerinden sökülür bir gün
(Ah) Nice bin yıldır da çürüyen canlar
(Aman) Hakk’ın emri ile de dirilir bir gün

Haco Gelinin Ağıtı

Kalk gidelim de gızım Haco gelin hele bu el bize yaramaz
Sarı saçların da nazara bulaştı daramaz
Yaralı yavrum aman
Tabibler gelse şu derdime çare bulamaz
Suçu neydi de öldürdüler gelini Haco gelini yaralı yavrum

Haco gelin olmuş da gene bögün şu Barak’ın çiçeği
Sol böğründen yemiş yağlı bıçağı yaralı yavrum aman
Suçu neymiş de öldürdüler gelini Haco gelini
Kibar gelini yaralı yavrum

Atlıların gızım Haco gelin hele bögün inişlere indiler
Ördekler de göllerine kondular gelin yavrum aman
Düğüncüler de bögün bozuk bozuk döndüler
Suçu neyimiş de öldürdüler gelini Haco gelini kibar gelini

Evlerine vardım da gızım Haco gelin hele çifte sekili
Sekisinde de bir top reyhan ekili yaralı yavrum aman
Sen ölürsen gızım Haco gelin kim olacak güzellerin vekili
Suçu neymiş de öldürdüler gelini Haco gelini
Kibar gelini yaralı yavrum

Hey Acem Kızı (Yok Mu) 1

Hey Acem gızı
Buyur efendim
Boyların görem alayım seni
Boyların görem sarayım seni
Boylarım görüp neyliyen beni
Selvi de söğüt gördüğün yok mu

Hey Acem gızı
Buyur efendim
Ağzını görem alayım seni
Ağzını görem sarayım seni
Ağzımı görüp neyliyen beni
İnce de mercan gördüğün yok mu

Hey Acem gızı
Buyur efendim
Gerdanın görem alayım seni
Gerdanın görem sarayım seni
Gerdanım görüp neyliyen beni
Göllerde suna gördüğün yok mu

Hey Acem gızı
Buyur efendim
Gözlerin görem alayım seni
Gözlerin görem sarayım seni
Gözlerim görüp neyliyen beni
Dağlarda ceylan gördüğün yok mu

Hey Acem gızı
Buyur efendim
Dudağın görem alayım seni
Dudağın görem sarayım seni
Dudağım görüp neyliyen beni
Bahçada kiraz gördüğün yok mu

Hey Acem Kızı (Yok Mu) 2

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Boyun görem alayım seni
Boylarım görüp neylersin beni
Selvi söğüdü gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Saçların görem alayım seni
Saçlarım görüp neylersin beni
Şahmaran yılanı gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Kaşların görem alayım seni
Kaşlarım görüp neylersin beni
Gökyüzünde hilal gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Gözlerin görem alayım seni
Gözlerim görüp neylersin beni
Berberlerde ayna gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Burnunu görem alayım seni
Burnum görüp neylersin beni
Badem şekerini gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Dudağın görem alayım seni
Dudağım görüp neylersin beni
Bahçalarda kiraz gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Ağzını görem alayım seni
Ağzımı görüp neylersin beni
Kuyumcuda altın kutu gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Gerdanın görem alayım seni
Gerdanım görüp neylersin beni
Çöllerde ceyreni gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Memeni görem alayım seni
Mememi görüp neylersin beni
Bahçalarda turunç gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Göbeğin görem alayım seni
Göbeğim görüp neylersin beni
Fağfuri fincanı gördüğün yok mu

Hey Acem kızı
Buyur efendim
Uçkurun görem alayım seni
Uçkurum görüp neylersin beni
Firengi kilidi gördüğün yok mu

Kaleden İniş Mi Olur

Kaleden iniş mi olur
Salın ey salın ey sallan gel
Ham demir gümüş mü olur
Gelin güzel allı beli meli şallı
Topuğu halhallı yar sevdim
Akşamdan söz verip de
Salın ey salın ey sallan gel
Sabaha dönüş m’olur
Gelin güzel allı beli meli şallı
Topuğu halhalli yar sevdim

Kalenin burcu muyam
Salın ey salın ey sallan gel
Dil bilmez Gürcü müyem
Gelin güzel allı beli meli şallı
Topuğu halhallı yar sevdim
Felek gözün körolsun
Salın ey salın ey sallan gel
Ben çirkin harcı mıyam
Gelin güzel allı beli meli şallı
Topuğu halhallı yar sevdim

Ötme Garip Bülbül Ben de Garibim

Bülbül ne yatarsın bahar yaz geldi
Bizim ele ördekinen kaz geldi
Sılada sevdiğim benden vazgeldi
Ötme garip bülbül ben de garibim

Bülbül ne yatarsın bahar yerişti
Kırmızı gül goncasına karıştı
Herkes sevdiğini aldı barıştı
Ötme garip bülbül ben de garibim

Bülbül ne yatarsın dağ arasında
Eşin seni arar gül arasında
Nazlı yarim kaldı el arasında
Ötme garip bülbül ben de garibim

Bülbül ne yatarsın sarp kayalarda
Erenlerin gösterdiği yola gidelim
Çirkin sevmeyilen gönül kalır dalda
Kalk güzeli de çok yere gidelim

Redif Firarı Destanı

Biz iki kardaştık redif firarı
Bekaya celbinde çıktı süvari
Kolumu bend etti ester yuları
Akşam namazında vardık Zilife

Sabahtan olunca curnal yazıldı
Süvariler iki taraf düzüldü
Şidara varınca keyfim bozuldu
Başköyü geçerken baktık garafa

Batman hüyüğünde göründü bağlar
Babın etrafı havalı dağlar
Gönlüm melul melul gözüm kan ağlar
Ne bahtılı dedik bizden selefe

Jandarmalar geldi kolumu söktü
Askerin mevcudu seyire çıktı
Gardiyanlar aldı içeri soktu
Teslim aldılar bizi yoktur vazife

İki üç gün orda hapiste kaldık
Masharalık ettik bir zaman güldük
Ne yaman dertlere giriftar olduk
Ceza tertip oldu kaçak redife

Emretti mülazım sürdüler bizi
İlbeyli beyinin doluktu gözü
Bıraktık orada oğlanı kızı
Azmi rah eyledik garbi tarafa

Uvak daşlı imiş Halebin yolu
Ayağım kabardı sanarsın tolu
Sicimin düğümü ağrıttı kolu
Gerildi parmaklar yumulmaz kefe

Serisattan öte Şeyh Zeyyad düzü
Ufak taşı yoktur sade kırmızı
Güneş karşı geldi kavurdu bizi
Gevşedi damarlar pişti keşefe

Şeyh Zeyydaddan öte Halebi gördük
Dolandık kışlaya kapıya vardık
Duran karakola bir selam verdik
Oturmuş zabitler eder latife

Millet kabul etmez böyle süreği
Bütün askerlerin yandı yüreği
Eğer olmasaydı merkez direği
Soğuktan ölürdük kardaş Mustafa

Ali Paşa devletin has kumandanı
Halebe yazdırdı cümle firarı
Birinci taburda aldık kararı
Giydik elbiseyi başladık keyfe

Ahadde Hamiste yedik pilavı
Kıvrattık bıyığı verdik kılavı
Boyattık cizmeyi parlar cilavı
Ergittik püskülü eşgidi kafa

Pirinç çorbasının çoktur şirini
Hoşafı çok yerse bozar karını
Bölük eminleri bekler fırını
Asker tayin ister belli vazife

Kışladan çıkınca döndürdü sola
Halebi savuştuk azmettik yola
Başımıza geldi hezaran bela
Daha ne kara gün görürsün kafa

Geldi Hırıytanın gelini kızı
Sanarsın koyuna koyuldu kuzu
Ağıdın sesinden inlerdi yazı
Yandı firkat odu düştü etrafa

Der Cemile geldik ekin ekerler
Zenbille kuyudan saman çekerler
Kavımı olanlar yola çıkarlar
Kimsesi olmayan karışmaz dofa

Keferaltun hanı ulu han imiş
Üzüm pekmez helva ekmek var imiş
Gelen misafirler alır yer imiş
Çok para almadan dönmüş sarrafa

Hana dahıl olduk oturduk akran
Zabitler mey içdi oldular sekran
Hacı kalk hazır ol çantayı yüklen
Fırsat ganimettir olma boş kafa

Saat bir buçuka aşımız pişti
Mülazim zabitan abuşer içti
Ömerin oğlu da kenefe düştü
Teaffün ederek döndük Zilife

Cesimülübeyt açtı kilidi
Allah esirgesin böyle yiğidi
Kulluk haliydi kimse yoğ idi
Selamet savuştuk düşmedik havfe

Yoldan çıktık azmeyledik Cebele
İşin yoksa yalınayak çabala
Bir yüce dağ imiş başı Kerbela
İçmeğe su yoktur kurudu şefe

Yelbabaya geldik düştük ocağa
Elimizi yuduk döndük sıcağa
Ziyaret kitli imiş açıktı tağa
Bir Fatiha okuduk kati hurufa

Yelbaba hüyüğü çataldır başı
El ayak sürmeden sıykaldır taşı
İfakat bulurmuş yel olan kişi
Evliya makamı dertlere şifa

Yelbabayı geçtik göründü Tuğlu
Ne güzel köy imiş etrafı bağlı
Karnımızı doyurdu Tonovun oğlu
Bir pilav pişirdi dermandır cevfe

İkindi namazı Düdeni aştık
Halfetiye geldik suyunu içtik
Vahvinin geçidin kolayca aştık
Bıyhıra gelince dayandık hayfa

Alahan hüyüğü insandan hali
Çamurlunun suyu kurbağa dolu
Mağarayı geçtik doğrulttuk yolu
Kersenlide katip olduk Arife

 

GAZİANTEP TÜRKÜLERİ içeriği, 29 Ocak 2019 tarihinde Gaziantep.com sitesinin Keşfet bölümüne eklenmiştir.

Aytaç M.

üye olmakta sorun yaşıyorum

Cemile A.

Tam bir görsel şölen

Umut S.

Gaziantep toplum hafızası açısından oldukça faydalı ve teknolojik altyapısı olarak çok iyi durumda. Oldukça başarılı.

Pınar S.

bu yazı gayet başarılı olmuş

Serkan M.

bu yazıya yorum yazmak gerekir. mükemmel bir yazı olmuş elinize sağlık gaziantep'i tanıtıp turist gelenlere yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz

Ahmet C.

Şehir içi turlarınız var mı ?

Şafak E.

Yeni yazılarınızı takip ediyorum.

Mehmet Y.

Çarşıyı gezmeyide unutmayın

Hasan E.

bir antepli olarak söylüyorum.Gaziantep gastronomi kentidir.

Ferhat S.

Gazişehir bu sene çıktı bakalım ne kadar ziyaretçi gelecek

589DEĞERLENDİRME 4.0

İçeriği Nasıl Buldunuz?

Captcha