Gaziantep’te Bakırcılığın Tarihçesi

Bakır, tarih boyunca insanoğlunun hayatını kolaylaştıran madenlerin başında yer almış ve bir çağa adını vermiştir.

Gaziantep’te Bakırcılığın Tarihçesi

Bakır, tarih boyunca insanoğlunun hayatını kolaylaştıran madenlerin başında yer almış ve bir çağa adını vermiştir.

Gaziantep’te Bakırcılığın Tarihçesi

İnsanların önce bakırı, ardından kalayla birleşiminden oluşan tunçu keşfetmeleri medeniyet seviyesinde büyük ilerleme sağlamıştır. Diyarbakır – Çayönü’nde M.Ö. 7 bin yılda ilk arıtma işleminin yapıldığı ve bakırdan iğne, kanca gibi aletler ve süs eşyaları mal edildiği ortaya çıkmıştır. Gaziantep, Adıyaman ve Kilis’te milattan önce 5.500-3.000 yılları arasında yaşanan Bakır devrinde yerleşim görmüş birçok höyüğün bulunması, bölgede bakır işlemeciliğinin oldukça eskiye dayandığını göstermektedir.

Bakırcılık; bakır ve bakırla çinkonun karışımından elde edilen pirinç tabakalarının işlenip günlük hayatın her alanında kullanılan eşyaların üretilmesi mesleğidir. Bakırcılık sanatı sırasıyla Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Devletleri dönemlerinde giderek ivme kazanmış, yapım teknikleri ve süslemeler konusunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Selçuklular devrinde bakırdan elde edilen pirinç yoğun şekilde kullanılmış, özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminde Anadolu’da bakırcılığın merkezlerinden biri Gaziantep olmuş, Adıyaman ve Kilis de halkın ihtiyacı olan bakır eşyaların üretilip satıldığı kentler arasında yer almıştır.

1557 tarihli Ayntab Vakıf Defteri’nin “Vakf-ı Ali Neccar Der Nefs-i Ayntab” başlıklı bölümünde, Ali Neccar Cami’nin vakıf gelirleri arasında sayılan yıllık 192 akçe gelirli bir dükkan için kullanılan “Dükkan der suk-ı kazganciyan” ifadesi bu tarihlerde Gaziantep’te bir bakırcılar çarşısının ve organize olmuş bakırcı esnafının varlığını göstermektedir.

Geçmişte bakırı her şehrin ustası ayrı formatta işlemiş, ayrı bir değer katmıştır. Özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Gaziantep bakırcılığı açısından önemli değişiklikler yaşanmıştır. Asırlardır atölyelerde imal edilen geleneksel bakır eşya formları ve süslemelerinde değişiklikler yapılmış, yeni bakır eşya formları ortaya çıkmıştır. Kazıma tekniğinin yanı sıra zımba tekniği ile de süslemeler yapılmaya başlanmıştır. Bu dönemde Gaziantep’te yaklaşık 60 bakırcı dükkanı bulunmakta ve her dükkanda 4 ile 10 kişi arasında usta çalışmaktadır.

1950’li yıllardan itibaren çelik keski ile bakırın üzerine desen işlemeye başlayan ustalar bu sayede bakır eşyalara estetik katmayı da başarmışlardır. Bakırın üzerine tamamen el işçiliği ile desen işlenen tek şehir olan Gaziantep’te imal edilen bakır ürünler günümüzde tüm dünyanın hayranlığını kazanan sanat eserler konumuna ulaşmıştır. Gaziantep, Kilis ve Adıyaman’ın zengin mutfak kültürüne sahip oluşları da yörede bakırdan çok çeşitli kaplar üretilmesini sağlamış, bakırın mutfaklarda kullanımını artırmıştır.

Bakırcılığın Üretim Süreci

Bakır kap yapım teknikleri; dökme, dövme, sıvama ve preste basma olmak üzere 4 bölüme ayrılır. Dövme tekniği, en eski ve zahmetli bakır işleme yöntemi olarak Gaziantep, Adıyaman ve Kilis’te yüzlerce yıldan bu yana kullanılmaktadır. Yörede bakır işlemeciliğinin en önemli özelliği, bakır ürünlerin tek parçadan imal edilmesidir. Bu şekilde yapılan bakır eşyalarda lehim, kaynak ve benzer metalleri birleştirici işlemler kullanılmaz. Yapılan iş bütün olarak ele alınır, bu nedenle lehimli bakırlar gibi kopma riski yoktur. Dolayısıyla yörede imal edilen ürünler, lehimli ya da kaynaklı bakır eşyalara oranla çok daha sağlam ve dayanıklıdır.

Bakır önce rahat işlenebilmesi amacıyla ocakta tavlanır. Bu sayede yumuşayan bakır çekiçle vurularak işlenmeye başlanır. Bakır tabakaya yapacağı ürünü çizen usta çekiçle vurarak bakıra şekil verir. Bakıra vurulan her çekiç darbesi eşyayı şekillendirdiği gibi kendine has deseni de kazandırır.

Gaziantep’te Bakırcılığın Tarihçesi

Gaziantepli ustalar bakır eşyalara ince nakışların işlenmesinde uzmanlaşmıştır. İmal edilecek ürüne şekli verildikten sonra sıra çekiç ve kalemle desen işlemeye gelir. Desen işleme, ürünün özelliğine göre haftalar sürebilir. Gaziantep bakırcılık ürünlerini benzersiz yapan desenler, bakırın üzerine adeta nakış gibi işlenir. Gördükleri her desenden esinlenebilen mahir ustalar ağırlıklı olarak Selçuklu, Osmanlı, hatta Hititliler dönemlerine ait motifleri özenle bakır eşyalara işlerler. Bitkisel motifler, Gaziantep bakırcılığında en fazla işlenen desenlerdir. Nar dalları, kıvrım dallar, selvi, yaprak, lale, çiçek ve sarmaşık motiflerinin tek başına ya da bir arada görüldüğü eşyalar bulunur. İslam sanatlarında en fazla kullanılan kuş figürleri Gaziantep bakırcılığında en fazla rastlanan hayvan içerikli desenlerdir. Balık figürlerinin de görüldüğü motiflerde geometrik süslemeler de kullanılır. Bakanlarda hayranlık uyandıran işlemeler büyük oranda dikkat, sabır ve özellikle de tecrübe gerektirir.

Adıyaman’ın ünlü çiğköftesinin lezzet sırrı bakır köfte leğeninde yoğrulmasıdır. Diğer malzemelerle yapılan leğenler yemeğe metalik tad verirken bakır köfte leğeni ise çiğ köftenin lezzetini doğrudan etkiler. Bakırcılık sanatında kullanılan aletler; farklı boylardaki çekiçler, örs, tokmak, keski ve makastır. Özellikle mutfakta kullanılacak bakır eşyaları parlatarak kullanıma hazır hale getiren Kalaycılar, sektörün tamamlayıcısı ve kader birliği yaptığı meslek grubudur. Çevre ve gürültü kirliliğinin önlenmesi amacıyla eskiden bu yana esnaf grubunun bir arada bulunmasını sağlayan bakırcılar çarşıları, geçmişin izlerini günümüzde taşıyan renkli ve hareketli ticari merkezlerdir.

Bakırcılığın Geçmişten Günümüze Kullanım Alanları

Gaziantep, Adıyaman ve Kilis’te bakırdan üretilen eşyalar arasında neler yoktur ki;

-Yemeklerin ısıtılıp servis edildiği sahanlar; Çirtikli sahan, Çukur sahan, Kapaklı sahan, kaymak sahanı.

-Yemeklerin kızartıldığı veya pişirildiği tavalar; Yağ tavası, kızartma tavası, Pilav tavası, Ötçe tavası.

-Su ve ayran konulan maşrapalar, içildiği taslar,

-Yüz yıkamak ve abdest almak için kullanılan ibrikler,

-Salonların vazgeçilmez süsü paşa mangalı.

-Tatlı pişirmede, serviste kullanılan tepsi ve siniler; Divan sinisi, Salça sinisi, Künefe sinisi, Kuzu sinisi, Kahve tepsisi, Hamadan.

-Yemeklerin hazırlandığı leğenler,

-Pilav servis edilen lengeriler.

Gaziantep’te Bakırcılığın Tarihçesi

Geçmişte, yani bakırım görkemli günlerinde kullanılırken günümüzde unutulmaya yüz tutan bakır eşyalar ise şunlardır:

-Yemek pişirmede ve su ısıtmada kullanılan kazanlar; Mahsere kazanı, Guşhana, Kelle Kazanı, Tis kazanı, Don kazanı, Arap kazanı, Helva kazanı.

-Hamama gidecek malzemelerin konulduğu kildanlıklar,

-Bakkalların tartıda kullandıkları Bakkal tası,

-Yemeklerin taşınmasında kullanılan Sefer tası,

-Su ve yoğurt taşımada kullanılan satıllar.

Geçmişte mutfak başta olmak üzere günlük hayatın her alanında geniş kullanım alanı bulan bakır eşyalar, günümüzde ağırlıklı olarak süs unsuru olarak salonlarda sergilenmektedir. Son zamanlarda bakırın alternatifi ürünlerin sağlığa zararlı, buna karşın bakırdan yapılan yapılan kaplarda yapılan yemeklerin daha sağlıklı ve lezzetli olduğunun ortaya çıkması sonucunda mutfaklara dönüş yapan bakırın günlük hayattaki kullanımı giderek artmaktadır. Yüzyıllardır süregelen mesleklerini yaşatma savaşı veren bakırcılar, damak tadına önem veren yemek düşkünlerinin halen kullandıkları kazanları, sahanları ve cezveleri de geleneksel yöntemlerle üretmekte, ayrıca ihtiyaç ve modaya uygun olarak yeni ürünler geliştirmektedir.

Modern teknoloji ürünü plastik, alüminyum ve teflonun yaygınlaşmasından önce bakır eşyaların her alanda yaygın olarak kullanıldığı, buna paralel olarak bakırcılığın oldukça popüler ve kazançlı bir meslek kolu olduğu Gaziantep, Adıyaman ve Kilis’te yüzlerce esnafın bakır ürün imalatı, satışı ile iştigal ettiği bilinmektedir. O dönemin canlı tanıkları, anne-babaların erkek çocuklarını bakırcılara çırak vererek mesleği öğrenmelerini sağlamak, kızlarını ise bakırcı ustalarına gelin etmeye can attıklarını belirtmektedir.

Bakırcılık mesleğinin özellikle 1960’lı yıllarda altın çağını yaşadığını, bakırın kilogram fiyatının altına yakın olduğunu belirten deneyimli ustalar, bunun da bakıra verilen değerin göstergesi olduğunu ifade etmektedirler.

Gaziantep’te Bakırcılığın Tarihçesi içeriği, 20 Şubat 2019 tarihinde Gaziantep.com sitesinin Keşfet bölümüne eklenmiştir.

Muhsin E.

Her metre karesinden tarih fışkırıyor ve çarşıda attığınız her adımınızda gizemli bu şehre biraz daha hayran oluyorsunuz.

Hasan C.

zaman su gibi geçip gidiyor...

Erdal M.

İnsan Gurur Duyuyor Gaziantep'li Olmaktan

Ahmet M.

Antepe gelmişken mutlaka uğramanız gereken tarihi anlatan hissettiren, insanlar çok rahat gezebilir

Mehri N.

Mutlaka gezilmesi gereken bir şehir Gaziantep'liler çok cana yakınlar teşekkür ederiz.

Ayşe G.

eskisi gibi icerik goremiyoruz malesef sitede

Pelin Y.

Paylaşım için teşekkürler Güzelmiş )))

Hilal I.

eskisi gibi icerik goremiyoruz malesef sitede

851DEĞERLENDİRME 4.0

İçeriği Nasıl Buldunuz?

Captcha