İçme Sularındaki Bazı Tehlikeler

Brokoli Cilt Bakımı Maskesi Nasıl Yapılır?
Brokoli Cilt Bakımı Maskesi Nasıl Yapılır?
15 Mayıs 2019
Çocuklarda Geç Konuşmak Neden Olur?
Çocuklarda Geç Konuşmak Neden Olur?
15 Mayıs 2019

Mutfaklardaki musluklardan akan suyun ya da marketlerden alınan şişelenmiş suların temiz ve güvenli içme suyu olduğu düşünülmektedir. Bu genellikle doğru olmakla birlikte, aşağıda sıralanan bir çok kirletici olasılığına karşı su uzmanları daha iyi temizlik teknikleri aramayı ve geliştirmeyi sürdürüyor:

1) Mikroplar

İyi arıtılmamış su, zararlı bakterilerle ve virüslerle dolu olabilir. Bu nedenle 1900’lü yılların başlarından itibaren şehirler içme suyunu klor ile dezenfekte etmeye başladılar. Sonuçta kolera ve tifo gibi su kaynaklı hastalıklarda hızlı bir düşüş görüldü. Bir tür Salmonella bakterisinin neden olduğu tifo, 1900 yılında her bin kişiden birinde görülürken, 2006 yılına gelindiğinde, bu oran milyonda bire indi.

2) Dezenfeksiyon Yan Ürünleri

Klor ve brom, sudaki mikropların çoğunu öldürebilmektedir. Fakat bu dezenfektanlar sudaki diğer kimyasallarla da reaksiyona girebilmekte ve sonuçta yeni ve örneğin kloroform gibi böbrekleri, karaciğeri ve beyni etkileyen zehirli yan ürünler ortaya çıkabilmektedir.

3) Arsenik

Doğal olarak oluşan arsenik, genellikle, içme sularını kentin su sistemi yerine kendi özel kuyularından veya kaynaklarından alanlar için tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca tarımda veya madencilikte kullanılan arsenik de yeraltı sularına karışmaktadır. Bu elementin yüksek seviyelerine maruz kalmak, deri, mesane ve akciğer kanserine yol açmaktadır. Ayrıca zekayı etkilemekte ve doğum kusurlarını tetikleyebilmektedir.

4) Endüstriyel Kimyasallar

Birçok şirket, yapışmayı önleyici kaplamalardan (teflon gibi) yangın söndürme köpüklerine kadar çeşitli ürünlerinde perfluorinli (PFC) bileşikler kullanmaktadır. Çok yaygın olan bu kimyasalların içme suyundan temizlenmesi ve izlenmesi oldukça zor. Karbon ve fluorin atomlarının arasında süper güçlü kimyasal bağlar olan bu kirleticiler çevrede doğal olarak bozulmamaktadır. Su arıtma tesisleri de bunları temizleyebilecek biçimde tasarlanmamıştır. Yapılan araştırmalar, PFC’leri, belirli kanserler, öğrenme problemleri, büyüme defisitleri ve doğurganlık sorunları hakkında yüksek riskle ilişkilendirmektedir. Doğu Carolina Üniversitesi’nden toksikolog Jamie De Witt, bugün yalnızca çok azı incelenebilmiş 5.000’e yakın farklı PFC’nin var olduğunu söylüyor. Çünkü, kimya şirketlerinin, bu kimyasal maddeleri rapor etmeleri gerekmiyor.

5) Nitratlar

Yaygın biçimde bitkiler için gübre olarak kullanılan nitratlar yağmurlarla birlikte sulara karışmaktadır. Nitratlar, kırmızı kan hücrelerinin yeterli oksijeni taşımasını engelleyebilmektedir. Yasalar, nitratlar konusunda fabrikaları denetim altına almış olsa da, çiftliklerden yayılan kirlilik (burada yoğun kullanılan böcek ilaçları da unutulmamalıdır) sürmektedir.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir